22 Nisan 2020 Çarşamba

kendimle geçirdiğim bir yıl daha

selam dostlarım, nasılsınız? ben bugün oldukça mutlu ve haliyle biraz buruk hissediyorum. bugün benim doğum günüm, ömrümden bir yıl daha eksildi ya da bir yıl daha borçlandım hayata, bilemiyorum.

bugünlerde burası oldukça soğuk, sizin yaşadığınız yerlerde havalar nasıl? hafif ve aralıklı yağmur var ankara'da.. ne güzel güneşli günler görüyorduk, bahçeye çıkıp biraz da olsa şu gerilimli haberler uzak kalmaya çalışıyorduk. 

sabah kalkıp kendim için bir pankek yaptım. dışarıya çıkıp güzel pastalardan birini almak istiyorum ama yapamam, oysa pasta en sevdiğim şey. evde yapayım desem o kadar lezzetli olmuyor, kek gibi oluyor. bende dün youtube'da tarif videolarına bakarken pankek tarifi bulmuştum onu yapayım dedim. ilk kez pankek yapıyorum, instagram'da filan çok görüyordum ama pek yapma isteği yoktu, bugün bir değişiklik olsun diyerek yapıverdim. 

süslemede ne kadar başarısız oluşumun kanıtı diyerek bu fotoğrafı bırakıyorum buraya. ilk yaptıklarım hafif yanık oldular ama lezzetliydi. insta'ya da fotoğraf atmak için güzel güzel çekimler yapayım diyorum ama süsleme beni çok zorluyor. neyse, en azından lezzetliydi. 

dışarıda serin hava, üzerimde en sevdiğim sweatim ve 25.yaşım ile sizlere sevgiler gönderiyorum. sağlıcakla kalın. (duygusal olacaktı bu yazı aslında.... lakin bu kadar becerebildim.) 



20 Nisan 2020 Pazartesi

dizi // hotel del luna


Selam dostlarım, geçen haftalarda başladığım Hotel Del Luna dizisini sonunda bitirdim, ayayay, diziden replikler keserek düzenlemeler de yaptığıma göre artık yazımı yazabilirim. Bloga geri döndüğüm ilk zamanlar hangi bloga girsem bu diziyi görüyordum ve konusu çok ilgimi çektiği için uzun zamandır bakmak istiyordum. Netflix hesabımı tekrar açmışken listemdeki bütün dizi/filmleri seyrediyorum. Hotel Del Luna ile birlikte My Holo Love'a da bakmıştım onun yazısını okumak için tıktık . Şuan seyrettiğim dizi ize Prison Playbook, gerçekten çok eğlenceli bir dizi bitirip hemen yazısını yazmak için sabırsızlanıyorum.

18 Nisan 2020 Cumartesi

benden bir parça

Selam, dostlarım. Nasılsınız? Ben sanırım pek iyi değilim, iyiden iyiye bu izolasyon dönemine alışmaya başladım. Geçen, evde yiyecek bir şey kalmadığı için market alışverişine gittim. Hava oldukça güneşliydi o gün burada, göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahipti. Lakin, evin içinde oturmaya ve güneş görmemeye o kadar alışmışım ki, çok garip hissettim kendimi, gözlerimi açmakta çok zorlandım, etrafımda olup bitenleri algılamakta oldukça güçlük çektim. Böyle yıllardır mağarada yaşıyormuşum da ilk kez insanların arasına karışmışım gibiydi.. Değişik. Ve ben bu halde 1 aydır evdeyken, dışarıda insanların sorumsuzca geziyor oluşu aşırı moralimi bozdu. Ben, bizim için bir şeylerden vazgeçerken diğerlerinin bu kadar sorumsuz oluşu aşırı rahatsız etti beni. Ya çok ciddiye almıyoruz durumu ya da çok büyük kul hakkına giriyoruz... Her neyse, bu aslında evde bir günüm nasıl geçiyor onu yazmak için geldim buraya... 


Uyku düzenim oldukça bozulmuş durumda, sabah 5-6 gibi yatıp öğlen 2(bazen 4 gibi) kalkıyordum -neyse ki 2 gündür tekrar eskiye dönmek için biraz da olsa erken kalkmaya başladım- erken dediğim de on bir buçuk on iki gibi, gene aynı saatte uyuyorum. 5 gibi uyuyorum öğlen 11-12 gibi uyanıyorum. Eğer ev sessiz ve ev halkı uyanmamışsa biraz kitap okuyorum, şuan Cesur Yeni Dünya kitabını okuyorum, kardeşlerimde uyandıysa kahvaltı hazırlıyoruz direkt. Tam kahvaltı sayılmaz benim yaptığım -bir şeyler atıştırmak gibi daha çok- kahvaltı yapıp ardından 1 saat gibi uzun bir süre çay içmeye ayırıyorum. Çayımıssssss... efendimisss... Daha sonra akşam için yemek yapıyorum. Evde yemekten ben sorumluyum, sorunlu da olabilirim... şaka...şaka... Yemekleri güzel yaptığım için annem hep bir şekilde beni kandırıp -canım kızım senin yemeklerin çok güzel oluyor, yap güzel bir yemek de yiyelim- bana yaptırıyor yemekleri. Bakmayın, seviyorum ben yemek yapmayı, terapi resmen terapi, kesinlikle tavsiye ederim. 

Sonra bir bahçemiz var bizim, 1 aydır inşaat vardı o yüzden perde bile açamıyorduk - evet, bu sebeple güneş girmiyordu eve- şimdi rahat rahat çıkabiliyoruz bahçeye. Biraz bahçede dolanıyorum, çiçeklerle uğraşıyorum, geçen markete gittiğimde Kaktüs aldım, ona bahçede güzel bir yer ayarladım eheh. Biraz da bahçede oyalanıp güneşlendikten sonra biraz daha kitap okuyorum. Nette geziniyorum, sürekli Virüs haberleri takip ediyorum, içime ağır karamsarlık çöküyor, kapatıyorum haberleri. Annem, benim sıkıldığımı gördükçe, "hep istiyordun, işe gitmeyeyim evde yatayım diyordun al işte istediğin oldu" diyor. Özür dilerim, hayattan, bu kadar yakındığım zamanlar adına. 

Yemek yedikten sonra, Netflix'e bakınıyorum seyredilecek film bulursak kardeşlerimle bakıyoruz. Sonraaa, telefonda sürekli HayDay oynuyorum, çiftlik oyunları en sevdiklerimden. Ekin ektiğim bir tarlam, bir sürü hayvanım ve hayali müşterilerim ver, harika değil mi? 

Deviantart hesabımdan istekler geliyor bazen onları yapıyorum, seyrettiğim dizilerden kesitleri düzenliyorum. Zaman geçirmek için Photoshop oldukça güzel bir hobi... Hiç bu kadar uzun süre yaptığım bir hobim olmamıştı PS tek bu konuda. -çok sıkılgan bir yapıya sahibim maalesef- 

Ah, bu arada, dün blogum için Instagram hesabı açtım. Linki buraya bırakıyorum. Belki bakmak istersiniz, lütfen isteyin. Artık oradan da paylaşım yapmayı düşünüyorum. Blog'a daha çok yazı girmek istiyorum ama sanki çok önemsenmiyor gibi geliyor, üzülüyorum. Başta içimi dökerim, seyrettiklerimi, okuduklarımı unutmamak için tarihe kayıtlar oluştururum diye düşünüyordum. Bir süre sonra insan görünür olmak istiyor, öyle işte. 

Anlayacağınız çok verimli geçmiyor benim izolasyon günlerim, hayattayım şuan için. Sağlıcakla kalın, sevgiyle yaşayın. Seviliyorsunuz. 

17 Nisan 2020 Cuma

favori bölümler : black mirror


Black Mirror Netflix'e geçene kadar aşırı keyifle seyrettiğim dizilerdendi. En sevdiğim yani her bölüm farklı bir konu üzerinde durarak geleceğe dair karamsar, korkunç ve sıra dışı senaryolar oluşturması. Lakin son 2 sezon ile aşırı sıradanlaştı, her bölümünü keyifle ve tüylerim ürpererek seyrediyordum oysa.

Son zamanlarda çok fazla Kore dizisi paylaştım gibi geldi, aşırı monoton görünüyor bu şekilde. Bende severek seyrettiğim Black Mirror bölümlerini paylaşmak istedim. Şuan bakar mısınız bilemem, gerebilir bu sizi ama elbet bir gün bakmak isterseniz diyerek aşağıya bırakıyorum Favori bölümlerimi. Sağlıcakla kalın, seviliyorsunuz.

15 Nisan 2020 Çarşamba

dizi // my holo love


Selam dostlarım. Geçen ayımı kitap okumaya adamış ben bu ay sürekli dizi ve film seyrediyorum. Kitapları okurken birden konudan uzaklaşıyorum bir türlü konsantre olamıyorum. Geçen haftalarda Hotel Del Luna'ya başladım, tek başıma ona bakıyorum, kardeşlerimle de My Holo Love seyretmeye başladık. İlk ona başlasam bile henüz bitiremedim onu. My Holo Love hem bölüm sayısı hem de bölüm sürelerinin daha kısa olması nedeniyle daha çabuk bitti.

12 Nisan 2020 Pazar

film tavsiyeleri #evdekal

Selam, dostlarım. Şimdi tavsiye edeceğim filmlere üst üste baktığım için iki ayrı başlık açmak istemedim hem sizi de tek seferde farklı seçenekler sunmuş olurum diye düşündüm. Netflix hesabımı aktifleştirmeden önce aklımda bir sürü film ve dizi vardı ama nasıl oluyorsa hesap açınca hepsini unutuyorum ya da bir türlü site içinde aradığımı bulamıyorum. Ee, birde ne seyretsem ya kararsızlığı çok yaşadığım için, filmi seyretmek 2 saat film seçmek en az 4 saat benim için. Bu hafta içinde baktığım ilk film, herkesin öve öve bitiremediği, The Platform oldu. Filmleri kardeşlerimle seyrettiğim için sadece benim seyredelim demem yetmiyor, onlarında onaylaması gerekiyor. Onlar 7.Koğuştaki Mucize'ye bakmak istiyorlardı ama ben çok zorladığım için oflayarak da olsa bakmayı kabul ettiler. 

10 Nisan 2020 Cuma

dizi // where stars land

Selam, dostlarım. Uzun bir aradan sonra tekrar Kore dizisi seyretmiş bulunuyorum. Eski heyecanı bulamıyordum artık Kore dizi ve filmlerinde ama işte sevdiğim aktörler ve aktrisler olunca onların olduğu yapımlara bakayım bu dönem dedim. Öncesinde çalışma hayatından pek vakit ayıramıyordum. Açılışı da sevdiğim aktör olan Lee Je Hoon dizisi ile yaptım. 

Kendisini Signal'den beri severek takip ediyorum. Lakin ilk kez aşk unsurunun bu kadar ön plana çıktığı bir dizide görüyorum, farklı bir deneyimdi benim için. 10 Nisan'da da kendisinin merakla beklediğim filmi yayınlanacak Netflix'te, Time to Hunt.  (Diziyi başta herhangi bir internet sitesinden seyrediyordum ama kalite seçemediğimiz için dizi bir türlü yüklenmiyor diye Netflix hesabımı tekrar aktifleştirdim, evet.)

Neye Bakmıştınız?

Translate

Favori Kitap Alıntım ~

Bakın! Güneş, ilkbahar, çiçek dolu tarlalar, sabahleyin uyanıp şakıyan kuşlar, bulutlar, ağaçlar, doğa, özgürlük, yaşam, ne yazık ki hiçbiri benim değil artık!
Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo

Toplam Tıklanma Sayısı